Yıllardır parçalarını dinlemekten zevk aldığım 25 yıldır müzik
piyasasında tarzından ve kalitesinden ödün vermeden başarısını sürdüren Ezginin Günlüğü grubuna bir kez daha bu röportajı kabul ettikleri için teşekkür ediyorum.
Grup adına sorularımı Sevgili Nadir Göktürk cevaplandırdı. Kaliteli müzik anlayışına sahip grup ile söyleşimizi keyifle okuyacağınızdan eminiz.
Sevgili Kadınlar kulubu ve Pembe Gazete okurlarına keyifli okumalar diliyorum.
Nevbahar: Öncelikle sitemiz adına bizi kırmadığınız için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 25 yıldır müzik piyasasında ayakta duran ve her parçası ile sevilen bir grupsunuz. Türkiye’de uzun ömürlü grupları görmeye alışık değiliz siz bunu nasıl başardınız?
Nadir Göktürk: Grup çalışmalarının hem zor hem de kolay tarafları vardır. Önce isterseniz zorluklarından söz edeyim. Gruptaki herkesin hem hayatla hem de yapılan işle ilgili farklı beklentileri olabilir, o zaman da, grubu o yönde bir çalışmaya yöneltmek ister haliyle. Ya da zaman içinde umduklarını bulamaz ve farklı arayışları denemek ister. Tabii bütün bunlardan başka, en belalı hastalık olan ‘benmerkezcilik’ de grupların ömrünü kısaltır. İnsanların keyifli bir şekilde birlikte çalışma ortamı ortadan kalkınca kavgalar başlar ve iş biter… Kolay taraflarına gelince, hiç kimse mükemmel değildir, gruptakilerden birisinin eksiğini öbürü tamamlar, sıkıştığınız noktada biri çözüm üretir, zorluklarla baş etmek de birlikteyken daha kolay olur.. gibi.
Nevbahar: 7 kişilik bir grupsunuz albüm hazırlığında kararları nasıl alıyorsunuz? Zor oluyor mu?
Nadir Göktürk: Besteleri genellikle ben ve Hüsnü yaptığımız için, albüm çalışmalarında da, öncelikle biz bir ön repertuar çalışması yapıyoruz. Belli bir kıvama geldikten sonra grup arkadaşlarımızla paylaşıp fikir alışverişine girişiyoruz. Ama tabii ki, özellikle de repertuar seçimi oldukça zor bir süreç oluyor. Çünkü işin bir sürü yönü var ve bir kısmı ne kadar somutsa bir kısmı da tamamen hislere dayanıyor. Şu sıralar zaten yeni bir albüm hazırlığına başlamış durumda olduğumuz için, işin zorluklarını sıcağı sıcağına yaşar durumdayız. Biliyorsunuz en son olarak 2005′te “Dargın Mıyız” albümümüz yayınlanmıştı. 2007′de de “Çeyrek” yayınlandığı için yeni bir albüm hazırlamamıştık..
Nevbahar: 25.Yılınız için son albümünüz “Çeyrek” çıktı. Biraz bu albümden bahseder misiniz? Hangi şarkıcılar albümünüzde yer aldı? Bu albümün fikir babası kimdir?
Nadir Göktürk: Demin de söylediğim gibi, “Çeyrek” 2007′de çıktı, fikir babası da grubumuzun davulcusu Gökhan Tümkaya’dır. Daha sonra Burhan Şeşen dostumuz devreye girerek albümü kazasız belasız ve çok başarılı bir şekilde bitirdiler. Bizim, uzaktan seyretmek dışında hiçbir katkımız olmadı. Biliyorsunuz bu albümde 25 sanatçının seslendirdiği, bize ait 25 şarkı var. Kimler var, dediğiniz zaman, öncelikle, çok değişik türlerde çalışan sanatçılar olduğunu söyleyebilirim. Yani, halk müziği yorumcusu da var, rock müzikçi, cazcı, yani genel olarak popüler müziğin her dalında uğraş veren, sevdiğimiz sanatçılar.. 2 CD’lik bir albüm “Çeyrek”. İlkinde, Sezen Aksu, Bülent Ortaçgil, Candan Erçetin, Feridun Düzağaç, Yavuz Bingöl, Barış Akarsu, Vokaliz, Aşkın Nur Yengi, Hüsnü Şenlendirici, Haluk Levent, Levent Yüksel, Sabahat Akkiraz, Gürol Ağırbaş ve Sunay Akın var. Tabii Sunay Akın şarkı söylemiyor, bizim için yazdığı bir metni seslendiriyor. İkinci CD’de ise, Yaşar, Göksel, Yüksek Sadakat, Gündoğarken, Modern Folk Üçlüsü, Feyza Erenmemiş, Mirkelam, Bulutsuzluk Özlemi, Vasiliki, Fuat Saka ve Ayşe Tütüncü var.
Nevbahar: Bu zamana kadar müzik çizginiz hiç değişmedi? Farklı veya yeni tarzlara girmediniz? Müzik piyasasında bir parça hızla tüketilirken sizin parçalarınızın dillere pelesenk olmasını nasıl görüyorsunuz?
Nadir Göktürk: Biz şarkılarımızı yazarken, kendi beğenilerimizi ve kendi düşüncelerimizi temel alıyoruz. Oysa piyasada genellikle piyasanın taleplerine göre şarkı üretilir. Yani ne modaysa onu yaparsanız, moda olan şeyin modası nasıl geçiyorsa, o şarkıların da modası geçer ve çöp kutusunu boylar. Sanıyorum bizim şarkılarımızın dayanıklılığının sırrı burada. Biz, hayata dair, her zaman insanlarda ortak olan duygu ve düşünceleri yakalamaya çalışıyoruz. Zamanla bazı duygu ve düşüncelerin dışavurum biçimlerinde değişiklik olabilir ama özleri değişmez..
Nevbahar: Dinleyici kitleniz zaman içinde değişime uğradı mı? Şuan dinleyici kitlenizde de çoğunluğu kimler oluşturuyor?
Nadir Göktürk: Dinleyici kitlemiz zaman içinde elbette ki değişime uğradı. Bir kere sayısı çok arttı. Özellikle 90′dan sonra özel TV kanallarının yayına başlamasının da bunda etkisi çok oldu. Dinleyicilerimizin önemli bir kısmını tabii ki gençler oluşturuyor. Özellikle de üniversite öğrencilerinden başlayarak yayılan bir grafik var galiba. Ama sadece gençler değil, bizim her yaş grubundan dinleyicimiz var. İlk dinleyicilerimiz bizi dinlerlerken gençtiler ama şimdi ortayaş grubundalar ve dinlemeye devam ediyorlar. Sanıyor ve umuyorum ihtiyarlayınca gene dinleyecekler. Çünkü biz de maalesef aynı yaşta kalmıyoruz..
Nevbahar: Korsan piyasası hakkında ki düşüncelerinizi alabilir miyim? Buna bir dur denmesi imkânsız mı sizce?
Nadir Göktürk: Şu anki hayatın gerçeklerini doğru algılayabiliyorsam eğer, bana biraz zor görünüyor. Çünkü Türkiye ekonomisi genel olarak ranta dayalı bir ekonomi, yani üretmeden yaşamak çok alışılmış bir durum. Ne yazık ki yöneticiler de bu toplumun insanları olarak aynı düşünce yapısındalar. Dolayısıyla, bir takım insanlar hem bu işten avanta sağlıyorlar ve hem de dinleyicinin kafasında, fikri üretim gibi boş (!) şeylere para ödemeden sahip olma alışkanlığını meşrulaştırıyorlar. Çok yakın zamana kadar Türkiye’de ‘telif hakkı’ diye bir kavram yoktu. Şimdi biz bestecilerin bir kısım hakları korunuyor, ama yazarların, sinema yönetmenlerinin falan böyle bir hakları hâlâ geçerli değil..
Nevbahar: Konserlerinizde parçalarınız her bir ağızdan söylenmesi sizler için nasıl bir duygu?
Nadir Göktürk: Bazen, acaba solistlerimizi konserlere boşuna mı götürüyoruz diye düşündüğümüz bile oluyor. Özellikle de bazı konserlerimizde bütün şarkılarımızın baştan sona hep bir ağızdan söylendiği zamanlarda. Tabii ki bu hoşumuza giden bir durum. Düşünsenize, aynı duyguyu paylaştığınız yüzlerce, binlerce kişiyle bir aradasınız.. Ve o insanlar sizin şarkılarınızda buluşuyorlar.
Nevbahar: Peki, Anadolu Turnelerimi yoksa Büyük şehirlerde verdiğiniz konserler mi sizi daha çok hoşnut kılıyor. Ya da böyle bir fark var mı?
Nadir Göktürk: Aslında bizim için bunun pek bir farkı yok, ama gözlem olarak şunu söyleyebilirim ki, genellikle Anadolu’daki konserler daha coşkulu geçiyor. Şimdi, İstanbul Ankara İzmir gibi şehirlerde çok sık konser yapıyoruz, ama mesela Konya’ya veya Van’a birkaç senede bir gidiyoruz, belki bunun da etkisi vardır. Bir de büyük şehirlerde insanlar hep “nasıl olsa gene olur” diye düşünüyorlar, oysa Anadolu’da böyle bir şey yok, hem insanların etkinliklerden haberdar olması kolay, hem ulaşım imkânları rahat dolayısıyla konserlerin coşkusu daha yüksek oluyor.
Nevbahar: Peki, televizyon kanallarında yayınlanan şarkı yarışmaları hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce bir yarışmadan gerçek bir ses çıkar mı? Yoksa sönüp gider mi?
Nadir Göktürk: Bu programlar her ne kadar ‘şarkı yarışması’ etiketi altında sunulsalar da aslında show programları. Dolayısıyla buralardan, istisnalar dışında pek bir şey beklememek lazım. O istisnalar da, yarışma olmasa da zaten eninde sonunda ortaya çıkacak isimler. Hatta bu yarışmalar, oraya katılanların müzik geleceklerine bile mani oluyordur bence. Çünkü bu yarışmalardaki jüri üyelerinin edalarını, tavırlarını, hatırlarsanız, yarışmacıların da karşılarında nasıl elpençe divan durduklarını. Böyle, birilerinin karşısında elini kolunu bağlayıp boynunu büken bir şarkıcının show dünyasında pek şansı olmaz. Çünkü dinleyici kitlesinin önemli bir kısmı, aynı zamanda ‘hayran’ kitlesidir. Siz boynu bükük, zavallı görünümlü birisine hayran olur musunuz?
Nevbahar: Sizi neden ekranlarda sık göremiyoruz? Bu sizin isteğiniz mi?
Nadir Göktürk: Bizim ülkemizdeki her şeyin kendine özgü bir durumu var. Televizyonlarımız da ilginç. Programların büyük çoğunluğu ‘reyting kurbanı’ gibi geliyor bana. Yani, programın tek amacı fazla reyting almak. Böyle olunca, biz de, saçma sapan mevzuların içine çekilmek, horoz dövüşlerinde taraf tutmak falan gibi bir konuma düşmek istemiyoruz. Bu tür programlar için biz de iyi bir ‘malzeme’ oluşturmuyoruz zaten. Onun dışında kültürel ya da müzik içerikli programlara katılıyoruz. Yoksa, “aman yüzümüzü eskitmeyelim” falan diye düşündüğümüzden değil..
Nevbahar: Devamlı çaldığınız bir mekân var sanıyorum. Sizi dinlemek isteyenlere bilgi verir misiniz?
Nadir Göktürk: Haftada bir gün Beyoğlu’nda, düzenli olarak çalıyoruz. Cuma günleri, TAV’da..
Nevbahar: Başka projeleriniz var mı?
Nadir Göktürk: Demin söz ettiğim gibi, yeni bir albüm hazırlamaya başladık, her ne kadar müzik sektöründeki krize bir de üstüne üstlük genel ekonomik kriz eklenmiş olsa da, biz gene de hazırlıklarımıza başladık. Ya Haziran ya da Sonbaharda çıkacağını tahmin ediyorum. Yenilik var mı diye sorarsanız, yeni şarkılardan başka bir yenilik yok herhalde, ama kayıt sırasında sürprizler olabiliyor, aklımıza son anda bir şeyler geliyor.. Belki kriz riskini de hesaba katarak bir takım atraksiyonlar(!) da tasarlanabilir, şimdiden bilemiyorum. İsmi de daha belli değil.
Nevbahar: Bizleri kırmayıp röportajımızı samimiyetle cevaplandırdığınız için çok teşekkür ediyorum. Son olarak, sitemiz Kadınlar Kulübü üyelerine ve Pembe Gazete okuyucularına söylemek istedikleriniz var mı?
Nadir Göktürk: Ben teşekkür ederim. Kadınlar Kulübü üyeleri ve Pembe Gazete okurlarına da Ezginin Günlüğü’nün sevgilerini iletmek isterim. Asıl üretken olanın kadın olduğunu hiçbir zaman unutmamalarını, bu konuda erkeklerin oyununa gelmemelerini de, parantez içinde, öneririm. Tabii bu da işin şakası..
Popüleritesi: 23%

























11 Yorum
nevcim teşekkürler çok sevdiğim bir grupdur
gazetemizde görmek çok sevindirdi beni
nevim emeklerine sağlık,gerçekten güzel bir söyleşi olmuş,Ezginin Günlüğü grubuna da sonsuz teşekkürler,8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yapılacak olan süprizi de sabırsızlıkla bekliyorum
vallahi ne diyim nevbahar harikasın tabikide konuğumuzda
Emeğine sağlık Nevbahar :)
Ezginin Günlüğü; Gerçekten İlğiyle Takip Ettiğim
Dinlerken Haz Aldığım Bir Müzik Grubu.
Ama sonunda Nadir Noktayı Koymuş.
Asıl Üretken Olan Kadındır…..
nev harikasın harika bir röpörtaj olmuş :))
nev bu opucuk sana muah muah
kutlarim seni canim
Vayy harika ya..
Teşekkür ederiz :)
Nevbaharcım çok tşk ederiz .bize keyifli yazılar hazırladın:)
nasıl başardın ezgi’ yle röp etmeyi?
süpersinnn