Geçen ay neler mi oldu. Aslına bakarsak çok şey oldu. Temmuz ayının ilk 11 günü burada değildim ama gün be gün haberleri, gelişmeleri telefon aracılığı ile aldım. Sanmayın ki gözümden bir şey kaçar asla.
Bu sayıda öncelikle değinmek istediğim ve üzerinde önemle durmak istediğim konu üyeler ve arkadaşlar. Sanıyorum sanal âlemin saydamlığına güvenip çoğu zaman kendinden farklı, sıra dışı, şekilci tabir-i caizse ukala diyelim kişiler olabiliyor(Sakın ola alınmalar olmasın genelleme yapıyorum). Sonuç gene kavga. Nerede mi? Protesto, cinsellik vs. Ne zaman biz özelimizi yatağımızı bir web sayfasına yatırmaya başladık? Ne zamandan beri bu normal karşılanmaya başladı? Peki, neden bunlardan benim haberim yok? Evet diyeceksiniz ki erkek üye bunların çoğu. Dikkatinizi çekerim “çoğu”, peki geride kalan azınlık. Bir bayan neden merak eder diğer evde ışıklar karardı mı neler oluyor, bir bayan neden merak eder başkasının özelini? Yarış mı yapılacaktır.
Hamdi, Hamdi diyorum kalk !
Ne oldu hanım?
Topikte okudum diğerlerini geçmemiz lazım yarın foruma yazacağım yiğidim diye senden bahsedeceğim göğsümü kabartacağım.
Veya
Cabbar, sen bana yüzük alacaksın bir de pantolon alacaksın, birde gece mum ışığında yemek yiyeceğiz.
Neden hanım?
Yüzük ve pantolonu “Pembe Dolap”a, mum ışığında ki yemeğimizi “KK günlük”e, ışıklar karardıktan sonrasını “Cinsellik +18” e yazacağım.
Hanım Allah akıl fikir versin!
Yok bey, üyeler rep versin, papatyayım orkide olmayı hedefledim.
Bu mudur yani? Bu merakın sebebi sadece bu mu? Peki, evli olmayanların merakı neden diyeceksiniz? Sahi neden? Keşke sorma lüksüm olsaydı da sorabilseydim. Sonrası ne mi? Cinsellik bölümü şikayet edilir, görevliler vazifelerini yapsın böyle saçma konular olmaz denilir. Denilir denilmesine lakin en çok cevap yazılan konularda hep bunlardır. Dakika da gelen cevap sayısını takip etmek mümkün olmamakla beraber OFT’de motor hızıyla akmaktadır. Peki kızıyorsak neden cevaplıyoruz? Cevaplıyorsak neden kızıyoruz? Çok mu soru sordum ne! Cevabı bende bilmiyorum ama biraz bilmişlik tasladım değil mi:)
Gelelim diğer bir konuya, din! Ne var ki aynı ülkenin aynı dinin çatısı altında yaşayan bizler neden bu konuyu bile konuşamıyoruz. Konuşamıyoruz çünkü tartışıyoruz. Peki, önce insanlığa saygı göstersek. Önce insan sonra tercihleri desek bu gözle baksak acaba konuşmak için bir adım atmış olabilir miyiz? Ama yok ben tartışırım ben buyum demeye devam edersek konuyu açanın konusuna kalpli bir kilit vurulur taraflar ceza alır, konuyu açanda yönetimi protesto eder:) Süreç bu çünkü. Her gün yaşadığımız adeta bizim için dejavu olmuş bir süreç.
Şimdi bahsedeceğim konudan ise yönetim harici üyelerin bilgisi yok. Ama ben bahsetmek istiyorum. Anti – teşekkür! Nedir bu? Bir üyenin yorumlarını beğenmezsen basacaksın anti-teşekküre. Ama yorum yapmayacaksın. Tartışmaları azaltır mı diye düşündük. Yapılsa mı acaba dendi. Çoğumuz da yapılmaması tarafıydık. Neden mi ? Sitenin kapsamından çok puanlarına önem verildiği sürece, mesaj sayım düştü siteyi terk-i diyar ediyorum dedikçe, rütbem düşmüş diye protesto açtıkça ve bu devran böyle dönmeye devam edecekse anti-teşekkür gibi bir kavram KK’da oturamaz. Bu sefer gene tartışmalar çıkacak ve yorumlar devam edecek, sorun çözülmediği gibi bir yenisi daha eklenecek. Tartışmayı öğrendiğimiz gün nitelikli üyeler artmış demektir. Önce konuları kullanmayı öğrenelim, gereksiz mesajlarla alakası olmayan bölümlere fuzuli mesaj yazmayı bırakalım, tartışmadan uzak duralım belki bir gün bizimde anti-teşekkürümüz olur.
Ama geçen ay olan en önemli konu benim için bunlar değildi, olmayacakta. Delphin’imdi en önemlisi. Yazımda bahsetmek istemiyordum ama adının geçmeden bu yazının bitmesini kendi adıma bir ayıp olarak gördüm. 6.Haziran ve sonrasında hiç yanmayan online bir ışık. Ama onun adına konuşulan birçok yazı. Böylesi iyi değildi, herkesin özlemlerini içinde yaşaması dileğiyle.
Bugününüz sadece samimi, içten, gerçek dostlarla yarınınız KK’lı olsun:)

Nevbahar




