Pembe Gazete

Kadınlar Kulübü Resmi Dergisi

 
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa BİZDEN YAZILAR Önce Aynaya Bak. Kim Varmış Orada?

Önce Aynaya Bak. Kim Varmış Orada?

ePosta
Ne kolaydır başkalarının eksiğini bulmak.Hemencecik fark edişimiz de bir üstünlük katar bize( çok da lazım ya)..Çevremize bakıp da eksik bulamayanımız var mıdır acaba?Hiç sanmam. Henüz doğmadı daha o zat-ı muhterem .(doğmuşsa da ölmüştür kahrından.)

Siz hiç kusursuz birini gördünüz mü? Ne neee? Duyamadım…Siz düşüne durun ben tanıdığım en mükemmel kişiye hayran kalmışken yıllar yılı büyüdükçe onun bile kusursuz olmadığını gördüm..ve de kusursuzluğun olamayacağını aynı ölümsüzlük gibi…

O nedenle ben kendimi en kusurlu ilan ediyorum huzurunuzda.Nasılsa baksanız bütünselliğimde parça parça kusur bulup eksilteceksınız(eksiltseniz iyi, yok edersiniz alim Allah).Ben yaparım bu infazı aman zahmet etmeyin.Biz ki kimlere kıymadık.Çok acımasız mı oldum?Ama haksız da değilim.Bakın aşağıdaki örneklere hangimiz bunlardan en az birini hiç söylemedik?Nasıl bir kıyım içerisindeyiz,her gün bunu büyük vazife edinerek hem de..


Ayşe’nin burnu kemiklidir(estetik mi yapsın! ),karşı komşumuzun kızı çok ukaladır( senin doğmayan kızının nolcağı belli mi! ), Murat her şeye alınır ( hadi canım sen iki laf desem bi daha yüzüme bakmazsın ! ),Aslı’ nın yaptığı yemek yenılecek türden değildir ( kimse ölmedi daha!),Okan çok küfürlü konuşur,Esra çok boş konuşur ( biz her lafımızla göğe dokunuruz ya! ), Ali nin kız arkadaşı şişmandır ( Ali bunu dert etmemiş,bize noluyo ki! ), Nuran’ın eşi çok çapkındır ( seninki de bi kırkına gelsin bakalım! ), Mehmet o kızla nasıl evlenmiş yahu kız yerden bitme! (yerden biten de nimettir ablacığım ! ),Oğuz eleştiriye açık değildir( herkes sen kadar olamıyor ki be canım! ),Suzan’ın sesını dınleyecek nasıl bır gunah işlemişte bu cezayı almış olabiliriz ( ha bu iyi soru hangi günahın bedeli..),eşinizin zekasında bir sorun olduğu tartışılmazdır,( zeka test merkeziniz varsa bi de benimkine baksak ) Nejla asık suratlıdır, ( Nejla bunu seni görünce yapıyor olmasın! ) Serap her dokunduğunu devirir,( Ahhh o Serap bi de sana dokunsa nolur!! )S elin çok dedikoducudur…Offfff offfff…biter mi burada bu örnekler…Yaz yaz canına oku klavyenin, yazsın dursun o bile insaf diyene kadar.

Nolcak halimiz be dünya çiçekleri.. Nerede dur diyeceğiz bu benliğimizin oyununa!!.Bencilliğimizden değil midir bu kör bakışlar yaşama?Neden bütüne bakamıyoruz biz, parçalıyoruz her bütünü.Bütün bıraksak çoğu şeyi ondan ne güzellikler göreceğimizi kim unutturdu bize ve neden? Ayrıntılara takıla takıla adımız çıkmadı mı karşı cins tarafından “cadılığa”.(Allahtan erkekler bu kadar ayrıntıya takılmıyo,düşünsenize bizim kadar acımasız olduklarını,dırdırcı olduklarını,aman aman töbe hangimizin yanında bir erkek kalırdı şimdi? )

Hayatımızda örnek aldığımız,bize yön veren hep birileri olmuştur ömür sayfalarımızda.Ondandır o sayfalara hep güzellikler çizmişizdir,sonra” biz de neden örnek olmayalım “dedirttirmiştir o yön verdiren ablalar, ağabeyler .Hatta bir çoçuk bile ders aldırmıştır bize , koca yaşımızdan utanırcasına.Şimdi sıra bizde. Neden örnek olunacak o kişi siz olmayasınız!


Birilerinin bizi beğenmesi ve örnek alması bu dünyada en yüksek egonun babası kanımca. Yok istemem dersen de senin bileceğin iş.. Kal öyle milleti eleştirip bişey üretmeden,otur orda köslene köslene. Nefes tokluğuna geçir gününü ,eksikler senden sorulur devam et bu kutsal bellediğin ameleliğe.Çocugun da senden öğrensin boşuna nefes almayı,yarınlara bir “kusur bulucu” daha yetiştirmenin zevkini tat , zehiri zerk ederken günbegün ona da.


Örnek olmayı başaramasak bile ilk önce yıkıcılığı bırakıp pozitif düşünmeyle başlayabiliriz.Benliğimizin içimizi kokutan esaretliğini ancak böylesi bir devrim yıkar.Bırakalım Ayşeleri, Fatmaları aynada egosundan çok uzak bi çiçek görmek bile onurdur bu yaşamda.Yaşama hakkını verircesine,yarına vereceğimiz en güzel hediyedir( yarının bize vereceklerinin yanında hemde.)İllada eleştireceksek birini,cümlemizde bir de yan cümlemiz olsun bizi aklayan (elif çok iyi yemek yapamıyor ama onun misafırperverliği de kımsede yok).Unutmayın bir gün Elif’e de söz hakkı gelir: )

Önce kendimizi eleştirip parça parça edip yeniden yapmaya ne dersiniz..Parçalamanın kolay kendımize gelince ne zor olduğunu bir kere daha anlasak( pardon çuvaldızı ve iğne gerekiyordu buraya ama yılardır söylene söylene onlarda napcaklarını şaşırdılar, bu defa onlarsız oldu bu yazı,umarım bozulmaz bizim yılların çuvaldızı ve de iğnesi)..Ya da sen zahmet etme biz seni parçalarız ,o kadar çok ok varki dört yanımızda,atar atar dururuz nereye gelirse.( ama az önce bir karar vermiştik.herkes aynada halledecekti bu sorunu.o nedenle sen hallet kendi işini)AYNADAKİ ÇİÇEKLERE SEVGİYLE… SUYUN MUTLULUK OLSUN.
(PollyAnne)