Pembe Gazete

Kadınlar Kulübü Resmi Dergisi

 
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Resim

ePosta

Resim Sanatı Tarihi

İnsanlığın Eskitaş çağlarından bu yana eserleri ile çizdiği grafik izlendiğinde, küçük avcı topluluklarından köylere, köylerden site hayatına, site hayatından kent devletlerine ve daha sonraları, imparatorluklar ile diğer çeşitli devlet yönetimlerine varılır. Toplumun yapı ve kültürünü oluşturan sonsuz faktörlerin kışkırttığı sanatçının eseri, dolayısıyla toplum-sanatçı ikilisinin ortak malı olur. Ancak eser, sanatçıdan çok toplum malı olarak kabul edilir. Bu nedenle sanatçıları, çeşitli kavim ve milletlerin adına göre sıralıyoruz. Bu açıdan bakma, sanat eserinin kişisel bir fantezi olduğu görüşünü de reddeder. Bu yüzden sanat eseri, toplumsal yapıyı ve düşünüşü yansıttığı oranda, sanatçı kişiliğini ve fantezisini de ortaya koymaktadır.

Réné Hygu' ün de dediği gibi sanat estetikle iç içedir. Çünkü çağların dünya görüşleri, aynı zamanda estetik görüşleri de yansıtır. Sanat eserinin bir dünya görüşü ürünü olduğu kabul edilince, Mısır mimarisinin neden bir Yunan mimarisinden farklı olduğu anlaşılır. Gene aynı şekilde, Hristiyan ve İslam toplumlarının neden ayrı birer dünya görüşünü yansıtan sanat eserine ihtiyaç duydukları da ortaya çıkar. Bu bakımdan biz, devlet yapısının ve inançların, sanat eserinde payları olduğunu anlıyoruz.

Toplum kültürünün sanatçı için ne denli itici bir güç olduğunu biliyoruz. Örneğin, insan toplulukları site haline gelmeden önce, sanatçının teknik yönden geliştiğine tanık olmuyoruz. Site, sanatçı kabiliyetleri, devamlı bu yönde çalışmaya şevketmiş ve sonunda anıtsal sanatların ilk dönemi olan arkaik üsluplu eserlerin ortaya çıkmasında başlıca rolü oynamıştır.

İnsanlık tarihi, büyük bölümler halinde üç önemli kültür dönemine ayrılır. Bunlar, yağma kültürü, tarım kültürü ve bilimsel teknoloji kültürüdür. İnsanlar bu kültür aşamalarının birinden diğerine geçebilmek için, binlerce yıl çabalamak zorunda kalmışlar ve dolayısıyla büyük acılara sebep olmuştur. Örneğin yağma kültüründen tarım kültürüne geçiş, yalnız kişisel ıstıraplarla atlatılmamış, aynı zamanda insanoğluna çok zor gelen, toplumsal yapılarının da tamamen değişmesine neden olmuştur. Çünkü yağma kültürü içinde yaşayan insan, yiyeceğini doğada hazır olarak bulmaya alışmıştı. İşte bu hazıra alışmadan, kendi ürettiği ürün ile yaşama durumuna geçiş, yağma hayatının bütün gereklerini terk etmesini zorunlu yapmıştı. Primitif halk sanatları’nın doğuşu, site ile birlikte anıtsal mimarinin ortaya çıkışı, sanat eserinde kompozisyon fikrinin idrak edilmesi, büyük dinlerin belirmesi hep tarımsal kültür döneminde insanlığın malı olacaktı.

Yağma kültüründen sitenin doğmasına kadar geçen zaman içinde, sanat eserlerinin üslubunda anıtsal nitelikler olmadığından, bu devrenin eserlerine "primitif halk sanatları" diyoruz. Primitif halk sanatları, yarı tarımcı ve çobanlıkla geçinen toplumlarda gözleniyor. Bu sanatların diğer bir özelliği, devlet kuramamış aşiret topluluklarının sanatı olmasıdır

 

Resim Teknikleri

SİYAH – BEYAZ RESİM
Siyah lekelerin beyaz kağıt üzerinde dengeli dağılması, siyah – beyaz çalışmayı oluşturur. Siyah çini mürekkebi yada siyah guvaş boya ile çalışılır. Mürekkep sulandırılmadan çalışılır ve kağıt ıslatılmaz. Açık yerlerde doğrudan kağıdın beyazlığından yararlanılır. Koyu yerler mürekkeple boyanırken gri yerlerde de çizgi kullanılır. Açık koyu dengesine dikkat edilmelidir. Kolay ve zevkli bir tekniktir. Siyah kağıda beyaz guvaş boya ile de çalışılabilir.


Damlatma tekniği ile çocuğu açık koyu zevki verme en kolay çalışma yoludur. Bu teknikte kağıt ıslatılır ve ıslak kağıda mürekkep damlatılır. ( Duvar süsü, kaplık yapılabilir.)


LAVİ RESİM

Çini mürekkebinin sulandırılmasıyla yapılan bir çalışmadır. Tek renk suluboyada kullanılabilir. Konu kâğıda hafifçe çizilir ya da çizilmeden de çalışılabilir. Sonra kağıt hafifçe nemlendirilir. Kenarları selobantla tutturulabilir. Kâğıttaki fazla su süngerle alınır. Açık ve geniş alanlar önce boyanmalıdır. Açık ton beğenilmezse sonra değiştirilebilir, daha koyu yapılabilir. Koyu yerleri açmak zordur. Kurumadan yada sulandırılarak açılmaya çalışılabilir. Kâğıt kuruyacağı içinde önce geniş alanlar boyanmalıdır. Kâğıt kuruduğunda sünger ya da pamukla tekrar nemlendirilebilir. Suyun yardımıyla siyahla beyaz arasında bir hayli ton elde edilir. Yalnız en az iki su kabı bulundurulmalıdır.

KURU BOYA İLE RESİM

Kuru boya, kurşun kalem özelliği gösteren renkli kalemlerdir. Çizgisel çalışmalarda tercih edilebilir. Geniş alanları boyamak biraz daha zordur.

PASTEL BOYA İLE RESİM

Çubuk şeklinde boyalardır. Yağlı ve kuru diye ikiye ayrılır. Hem çizgi hem de boyama ( leke ) çalışmalarında kullanılır. Oldukça kullanışlı bir boyadır. Çeşitli yöntemlerle çalışılır. Yan yana sürülerek, üst üste sürülerek, kazınarak başka boyalarla birlikte, ( suluboya, ispirtolu kalem, kolaj malzemeleriyle ) çalışılabilir.

MUM BOYA KAZIMA TEKNİĞİ

Çizgi ve dokuya dayanır. ( Konu bitkiler, hayvanlar olabilir. ) Öncelikle siyahın dışında kağıdın tamamı boyanır. Daha sonra yüzeyin tamamı siyahla kapatılır. Makas, çivi, iğne gibi ince uçla bir aracın yardımıyla siyah yüzeyi çizerek, yer yer tarayıp kazıyarak alttaki dokunun ortaya çıkması sağlanır.

MUM BOYA SKRAFİTTO

Kâğıdın yüzeyi değişik boya ile ve değişik yönlerde boyanır. Pamuk yâda mendille silinir yada kazınır.

SULUBOYA VE MUM BOYANIN BİRLİKTE KULLANILMASI

Resmin bazı yerleri beyaz bırakılıp büyük bir kısmı mum boya ile boyanır. Daha sonra suluboya kullanılır. Mumla örtülmüş yerler suluboyayı itecek, yalnızca açık kalmış yerler boyanacaktır.

SULUBOYA İLE RESİM

Konu hiç çizilmeden yada çizilerek çalışılabilir. Ancak suluboya şeffaf bir boya olduğu için çok hafif çizilmelidir. Daha sonra kâğıt hafifçe nemlendirilmeli ve mümkünse kenarlarından yapıştırılmalıdır. Fırçalardaki renk üst üste değil, yan yana sürülür. Kağıt nemli olduğu için renkler kaynaşır ve çok güzel pasajlar ( geçiş ) oluştururlar. Açık tonlar su ile boya inceltilerek elde edilir. Kâğıdın beyazlığından dolaylı olarak yaralanılır. Önce açık ve geniş yerler boyanır. Çünkü açık yerleri koyulaştırmak kolaydır. Beğenilmezse değiştirilebilir. Koyuyu açmak zordur. O da bir dereceye kadar nemli süngerle başarılabilir. Geniş alanlarında öncelikle boyanması kâğıdın çalışma esnasında kuruyacağı içindir. Kuruyan yerler tekrar sünger yâda pamukla nemlendirilir. Kâğıt çok sulandırılırsa sonuçlar olumsuz olur. Kullanılan boya tüplerdeyse palete sıkılır ve sulandırılarak kullanılır. Eğer kuru cinsten ise çalışmaya başlamadan önce yumuşasın diye üzerlerine birkaç damla su damlatılır. Yanımızda bir de deneme kâğıdının olmasında yarar vardır. Ayrıca en az iki su kabı olmalıdır. İnce ve kalın suluboya fırçaları da çizgisel ve lekesel çalışmalar için gereklidir.

Hazırlayan:Elif