İnsan duygu ve düşüncelerinin dışa vurulmasının estetikle birleştirilmiş haline , sanat diyebiliriz.
İnsanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren ve sürdürecek olan bir akımdır sanat.
Sanata bakış açısı kültür ve medeniyetlerin çeşitliğine göre farklılıklar göstermiş olmakla birlikte sanatın duyularımıza estetiksel etkileri ortak bir duygu yoğunluğuna sevk etmiştir insanoğlunu.
Güzelin anlatım şeklide diyebildiğimiz sanatiçin , güzellik kavramının göreceli olmasından dolayı farklılıklar göstererek beğenilere hizmet eder sanat .
Aslında sanatı belli bir tanım içine sokarak kalıplaştırmak da yanlış olabilir çünkü sanat insana özgüdür ve bunun sonucu olarak farklı duygu ve düşüncelerin sunumunun yine farklı algılamalar doğrultusunda şekillenmiş halidir ki bunun kalıplaştırmak özgünlüğünden uzaklaştırır sanatı.
Sanatın Önemi
Sanatın insanlığa yaptığı en iyi hizmet et ve kemik yığını olmadığımızın bizlere en iyi anlatma yoludur. Ruhlarımıza ve duygularımza hitap eden sanat varlığımızın anlamını tanımlayabilmemizi sağlar.
bunun sonucu olarak insanoğlunun makinalaşmasını önler ki buda sanatın hayatın manasını ve önemini daha iyi anlayabilmemiz için gereken en önemli araç olduğunun göstergesidir.
Sanata verilen değerin günümüzde gitgide azalması acımasızlığı ,pervasızlığı ve monoton hayatlarıda peşisıra getirmişdir.
sanatın hayat damarı gerçek sevgidir
Sanatçı
kısaca sanatı icra eden .
Yalnız sanat nasıl göreceli bir kavramsa bu icra eden kişi de bir o kadar görecelidir.günümüz de sanatçı ünvanını bir etiket gibi üzerinde taşıyan ama öneminin farkında olmayan bir o kadar insan ortalıkda dolaşırken icra edilenin ne olduğuna göre değişkenlik gösteren bir lakap olmakdan öne geçemeyen tanım olarak yer alır sözlüklerde.
sanatçı sevginin ifade ediliş tarzını yansıtır eserlerinde günümüzde çok zor bulunan bu duygu nedeniylede sanatçı ünvanı, tezgah da satılan bir eşya gibi kolayca elde edilen kolayca yitirilen ve kolayca tüketilen bir ünvan olmak dan öne geçememektedir.
Sanat Dalları
Pratik sanatlar (zanaat):
Aşçılık, duvarcılık, marangozluk, dokumacılık gibi günlük hayatımıza girmiş alışkanlık ve ustalık isteyen meslekler bu bölüme girer. Halk arasında bu işlere aşçılık sanatı, duvarcılık sanatı, marangozluk sanatı denilmektedir. Burada sanat deyimi, o işin bilgi ve ustalık isteyen yönüne göre kullanılır. Aslında elle ya da aletle yapılan bu tür işlere zanaat, bu işleri yapanlara da zanaatkar denir.
Tahtadan bir sandık yapmak, pratik bir sanat olan marangozluktur. Yapılan bu sandığı oyarak süslemek işi bir sanattır.
Güzel sanatlar:
Duygu ve düşüncelerimizi çizgi, boya, hacim ya da ses gibi anlatım araçlarıyla başkalarına hissettiren sanatlardır. Göze güzel görünmek, kulağa hoş sesler duyurmak, ruhta heyecan yaratmak güzel sanatların amacıdır.
Güzel sanatlar duyguların etkilemesi bakımından iki bölüme ayrılır;
1) İşitsel sanatlar (fonetik sanatlar):
Ses ve sözle işitme duygumuza seslenen bu sanatlar duygusaldır.
Edebiyat:
Kelimelerle yapılan bir güzel sanattır. Düz yazılar (hikaye, roman..vs.) ve şiir bu bölüme girer.
Müzik:
Sesleri melodi haline getirme sanatıdır.
2) Görsel sanatlar (plastik sanatlar):
Çizgi, boya ve hacim veren maddelerle göz duyumuzu algılayan bu sanatlar ise şekilcidir.
Heykel:
Doğada var olan ya da hayalde canlandırılan varlıkları çamur, tahta, taş, maden gibi maddeler kullanarak şekillendirme sanatıdır.
Mimari:
Konut, tapınak, anıt gibi yapıtları, güzellik duygusunu karşılayacak biçimde yapılandırma sanatıdır.
Resim:
Resim; çizerek, kazıyarak yapılan ve düşündüren, duygulandıran şekiller topluluğudur.
Tiyatro, bale ve opera:
Sessel ve görsel sanatların karışımından oluşmuştur.
Fotoğraf, sinema:
Bunlar da görsel sanatların bir dalıdır.
''Sanatçı yaratıcıdır ve kusurlarla doludur çünkü yarttığına katar mükemmeliğini ve yarattığı kadar asla mükemmel olamamıştır belkide o yüzden kulağını kesmiştir ressam.''
sevgili creed 'e sonsuz teşekkürler bu özlü sözü bizimle paylaştığı için.
Sergüzeşt



BİR SANAT DALI